Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
22 Haziran, 2021, 13:48:16 ÖS
46481 Mesaj 7485 Konu Gönderen: 570 Üye
Son üye: EmirKaya
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
mustafa kaya  |  Şiirlerim  |  Ölüm  |  ÖLENLER BİZİ DUYAR MI? 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: ÖLENLER BİZİ DUYAR MI?  (Okunma Sayısı 172 defa)
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28089



Üyelik Bilgileri Site
ÖLENLER BİZİ DUYAR MI?
« : 16 Mayıs, 2021, 14:58:31 ÖS »

ÖLENLER BİZİ DUYAR MI ?
             Vefatları ile kaybettiğimiz sevdiklerimize biz kendimizi duyuramayız onlara ses söz bilgi akışı veremeyiz ,ancak onlara dua ederiz dua ile onlar için duygularımızı dileklerimizi Allah'a yaparız, bağışlanmalarını isteriz , ahiret cennetinde birlikte olmak için Rabb'imize dua ederiz , mezar da , ruh yoktur , ruh Allah'ın kontrolünde kendi makamlarında beklemektedirler , kıyamette hesap vermeleri için , ta ki bedenlerine girme emrine kadar , özetle , ne kabirdekiler bize seslenebilirler , ne de biz dünyadan mezara bir ses işittirebiliriz , bu konuda doğru bilgi Allah'ın kitabı Kur'an'dır.
(Zümer 39/42)

اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Allah, ölecekleri zaman canlarını alır ; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar) , böylece ölümüne hükmettiğinin ruhunu tutar, ötekini belirlenmiş eceline kadar salıverir , şüphesiz bunda, düşünebilen bir toplum(kavim) için nice ayetler vardır.

NOT : Her insanda iki nefis vardır; birincisi bedeni, ikincisi ruhudur. Ana rahminde döllenmiş yumurtadan yaratılan bedene ruhun üflenmesi, bütün organların tamamlanmasından sonra olur. Böylece insan, dinleyebilen, basiret ve gönül sahibi olan farklı bir canlı türü haline gelir (Müminûn 23/12-14 ve Secde 32/7-9) .Bu âyete göre vefat, işi biten ruhun bedenden ayrılmasıdır. Allah ruhu iki şekilde vefat ettirir, biri uykuya daldığında, diğeri de öldüğünde olur. Ruh, bilgisayarın işletim sistemi gibi bütün bilgileri korur. Onun için Allah, hem uyuyan hem de ölen bedenin ruhunu koruma altına alır. Uyuyan insanın ruhu, uyandığında, ölen kişinin ruhu da vücut yeniden yaratıldığında geri döner. (Bkz. Müminûn 23/100 ve Tekvîr 81/7) .Ölüm ile uyku, insan açısından aynıdır. Uyurken kapanan göz, uyanınca açılır. Ölürken kapanan göz de yeniden dirilince açılır. Her ikisi de gözü kapayıp açmadır. İnsan bu arada geçen sürenin farkında olmaz. (Bakara 2/259, Kehf 18/19, Yasin 36/51-52)
Ahirette yeniden yaratılan bedene gelen ruh ile kişi, daha yeni uyuklayıp uyanmış gibi olur:"Sura üflenmiştir. İşte o zaman kabirlerinden Rablerine doğru koşup giderler. "Bize ne oldu! Uyukladığımız yerden bizi kim kaldırdı? derler." (Yasin 36/51-52)
Ölümle birlikte vücudu terk eden ruh , o gün bedene girince kişi kendini hiç olmadığı kadar dinç hisseder ve tatlı bir uykuya geçtiği sırada uyandırıldığını sanarak tepki gösterir. İlgili âyetlere göre ilk ölen ile en son ölen insanın zaman algısı aynıdır. Böyle bir algıya sahip olabilmek için ölüm anındaki bilgi ile diriliş anındaki bilginin aynı olması gerekir.Allah’ın yasalarına göre insanı hayata bağlayan bağların kopması mevt anlamında “ölüm”dür. İşte bu an geldiğinde Allah emaneti olan ruhu teveffi ettirmektedir. Âyetteki “uykuda tutar”, yani “canı bedende, ruhu ise serbest tutar” mânasına gelir. Hz. Ali’ye göre bazı rüyalar uykuda serbest bırakılan ruhun seyahati sonucunda gördükleridir. Beden ruhun evidir. Uykuda evinden çıkar, uyanma sırasında tekrar gelir. Ölüm, evin yıkılmasıdır. Yeniden yaratılış gerçekleşinceye kadar ruh artık evine dönemez.  Âyetin düşünen topluma hitap eden sonu da, buradaki hayat ve ölüm örneğinin lafzî anlamının ötesinde, tıpkı “sen ölülere işittiremezsin” ayetine işarettir .

(Neml 27/80)

اِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ

Sen ölülere dinletemezsin. Çağrını, sırtlarını döndükleri zaman , sağırlara da dinletemezsin.

(Meryem 19/98)

وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍۜ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُمْ مِنْ اَحَدٍ اَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًا
Onlardan önce nice nesilleri etkisizleştirdik. Şimdi onlardan birini hissedebiliyor veya onların bir kıpırdamasını işitiyor musun ?

(Fatır 35/22)

وَمَا يَسْتَوِي الْاَحْيَٓاءُ وَلَا الْاَمْوَاتُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُسْمِعُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُسْمِعٍ مَنْ فِي الْقُبُورِ

Dirilerle ölüler bir olmaz. Allah, dinlemek isteyene dinletir. Sen, kabirlerde olanlara bir şey dinletemezsin.

NOT : Ayette geçen “kabirde bulunanlara işittiremezsin” ifadesi, hakkı inkâra şartlanmış olanların kabirlerdeki cesetler gibi ölü durumda olduklarına vurgu yapıyor. Yani ölüye nasıl ki -duyuramadığın için- bir şey yaptıramazsan onlara da inanmaları için bir şey anlatamazsın çünkü onlar seni duymuyor. Ayrıca bu ifadeden, kabirlerde bulunan insan cesetlerinin dışarıda konuşulanları duyamayacağı da anlaşılmaktadır. Ancak bazı din adamları cenaze gömüldükten hemen sonra ve -sözde- sual melekleri gelmeden hemen önce defnedilen insanın imanını kurtarmak için imdadına yetişerek ona telkinde bulunmaktadır. Hiçbir Kur’ânî ve İslâmî dayanağı olmayan bu tip uygulamaların ölen kişiye hiçbir faydası olmadığı gibi dinimizi de gülünç duruma düşürmektedir.

13.05.2021
mustafa kaya
Kayıtlı
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: