Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
22 Haziran, 2021, 11:54:13 ÖÖ
46481 Mesaj 7485 Konu Gönderen: 570 Üye
Son üye: EmirKaya
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
mustafa kaya  |  Yazılarım  |  Serbest  |  AYETLERDEN ÖĞRENMEK 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: AYETLERDEN ÖĞRENMEK  (Okunma Sayısı 66 defa)
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28089



Üyelik Bilgileri Site
AYETLERDEN ÖĞRENMEK
« : 06 Haziran, 2021, 17:31:56 ÖS »

Meallerin yarısına yakını "Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir" diyor. (İbrahim 4)

Eee o zaman imtihanın ne anlamı var?

Böylemi meal verilmeli yoksa "Allah dileyeni saptırır, dileyeni  hidayete erdirir" mi olmalı?

Okuduğunuz her iyi kitap size bir gözlüğe mal olur.
Mevcut gözlüğünüze kavuşturan bir önceki kitap, yerine yenisini verecek bir sonraki kitabın sonunda, sunduğu gözlüğüyle kitaplıktaki/gözlüklükteki yerini almış olacak. Kitap: “... olarak görme” ye yüksek katkı sunan araç adı.

Allah'ın emri, Kuran'ı, "Arapça okumak" değildir. Allah'ın emri, Kuran'ı, "anlaşılan dilde okumak"tır: "Neden Kuran'ı araştırıp incelemezler?" (Kuran, 47:24)Eğer Kuran'ı araştırıp inceleyip anlamak önemli olmayıp, Arap harflerini seslendirmek önemli olsaydı, ilgili ayet araştırıp incelemeyi değil anlamadan Arap harflerini seslendirmeyi içerirdi.Nitekim birçok alim de Kuran'ı düşünerek okumaya dikkat çekmiştir. Denileni anlamak ve düşünmek için Kuran "anlaşılan dilde" okunmalıdır.

"Kuran, uyutan bir melodi ve hafifçe esen bir meltem değildir; O, canlandıran bir şarkı ve batılı söküp atan bir kasırgadır."

Şu'ara(26) SÛRESİNDEN AYETLER :

Şu'ara 26

75-76. (İbrahim) şöyle demişti: “Siz ve önceki atalarınız neye taptığınızı hiç düşündünüz mü?

77. Şüphesiz ki onlar (putlar) benim düşmanımdır; sadece âlemlerin Rabbine (kulluk ederim).

78. Beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.

79. Beni yediren ve içirendir.

80. Hastalandığımda bana şifa verendir.

81. Beni öldürüp sonra diriltecek olandır.

82. Hesap gününde benim için hatalarımı bağışlayacağını umduğum O’dur.

“İnsana can veren, sonra öldüren sonra tekrar dirilten Allah’tır.” (Kuran, 22:66)

"De ki: 'Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm, varlıkların Rabbi olan Allah içindir.'" (Kuran, 6:162)

Allah, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. Beni yediren ve içirendir. Hastalandığım zaman bana şifa verendir. Canımı alacak olan, sonra beni yeniden diriltecek olandır. Hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum yine Allah'tır." (Kuran, 26:78-82)

Yedi Tepeli İstanbul" denince akla hep Çamlıca, Yuşa vb. tepeler gelir. Oysa, İstanbul'un yedi tepeli sıfatı Eski Roma kaynaklı tarihî bir yakıştırmadır. Tümü Tarihi Yarımada'da olan 7 tepe: Sarayburnu, Nuruosmaniye, Beyazıt, Fatih, Yavuz Selim, Edirnekapı, Haseki Külliyesi'dir.


(Maide 105)

 اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

"..Ey iman edenler! Siz kendinize bakınız. Siz doğru yolda olunca, sapan kimseler size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O size yaptıklarınızı haber verecektir..."

NOT :Hz. Ebubekir, bu âyeti nemelâzımcılığa yol açacak şekilde yorumlayanlara şöyle demiştir: “Ey insanlar, siz bu âyeti okuyup duruyorsunuz. Oysa ben Resulullahın şöyle buyurduğunu işittim: İnsanlar zalimi görüp de ona engel olmazlarsa, Allah’ın cezayı genelleştirmesinden korkulur.”
Âyet, sorumluluğun şahsiliği bağlamında değerlendirilmelidir (2:286). Kişinin soyu ve atası övünülecek ya da yerinilecek bir unsur değildir.Bu âyet, emr-i mâruf nehy-i münker isteyen âyetlerin hükmünü değiştirmiyor. Ashab zamanında bile böyle anlayanlar olunca Hz. Ebû Bekir (r.a.) minberden şöyle seslenmiştir: “Ey insanlar! Siz bu âyeti okuyor fakat, bundan maksadı, gereğince anlamıyorsunuz. Ben Resulullah (a.s.m)’dan şunu işittim: “İnsanlar bir zalimi görürler de zulmünü engellemezlerse, Allah Teâlâ hepsine azab eder.” Bu âyeti sırf ferdî bir mânada almamalı, enfusekum’dan ferdi, nefsi ve tümüyle toplumun kendisini içine alan bir mâna anlamalıdır. Yani fert, fert olarak, Müslüman toplum da toplum olarak, iyilik ve dürüstlüğünü korumalıdır. Bununla beraber âyet bize asıl şunu gösteriyor ki: kurtuluş ve toplumun hidâyeti de fertlerden başlar. Fertler düzelirse toplum da düzelir. Fertlerde sıhhat ve istikamet olmazsa, sayılarının artması kuvveti artırmaz. Bilakis sorunları çoğaltır. Çünkü toplumda tam bir birlik olmazsa, toplama ve çarpma, kesirlerin çarpımında olduğu gibi, daha küçük bir neticeye götürür. Tam sayı olarak 3X3=9 ederken, 1/3X1/3=1/9 olur. Onun için önce tam sayı durumunda, kâmil fertler yetiştirmelidir. Toplumu ıslah etmek isteyenler, emr-i mârufu kendilerinden başlatmalıdırlar. Keza sağlıksız bir toplum da, başka toplumları düzeltemez. Müminler, fert ve toplum olarak görevlerini yaparlarsa, başkalarının sapmalarından sorumlu olmazlar.

".. Zikre (akıldan çıkarılmaması gereken bilgilere) ulaşılsın diye Kur’an’ı KOLAYLAŞTIRDIK. Doğru bilgiyi (Kur’ân'dan) almak isteyen var mı.. ?" 54/17.

Bu ifade aynı surede dört defa geçer. Değerli mü'minler, siz Allah'ın sözüne güvenin, her kim aksini iddia ederse de itibar etmeyin.

06.06.2021
« Son Düzenleme: 06 Haziran, 2021, 17:33:30 ÖS Gönderen: mustafakaya » Kayıtlı
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: