Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
11 Ağustos, 2020, 00:12:31 ÖÖ
45794 Mesaj 7146 Konu Gönderen: 570 Üye
Son üye: EmirKaya
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
mustafa kaya  |  Sizden  |  Yazılarınız  |  Cam Kırıkları 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 9 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Cam Kırıkları  (Okunma Sayısı 34010 defa)
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #15 : 28 Şubat, 2011, 17:59:44 ÖS »

TEŞEKKÜR EDERİM
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
KIRLANGIÇIN HİKAYESİ
« Yanıtla #16 : 04 Mart, 2011, 16:10:05 ÖS »

Kırlangıç, bir adama aşık olmuş.

Penceresinin önüne konmuş, tüm cesaretini toplamış, tüylerini kabartmış, güzel durduğuna ikna olduktan sonra....

Küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.

Tık...tık...tık...

Adam cama bakmış. Ama içeride kendi işleriyle ugraşıyormuş. Bir meşgulmüş, bir meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan?

Minik bir kırlangıç!

Heyecanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir nefes almış, şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış:

- Hey adam! Ben seni seviyorum. Nedenini, niçinini sorma. Uzun zamandır seni izliyorum. Bugün cesaret buldum konuşmaya. Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al. Birlikte yaşayalım.

Adam birden parlamış.

- Yok daha neler?

- Durduk yerde sen de nereden çıktın şimdi? Olmaz alamam! demiş.

Gerekçesi de sersemceymiş:

- Sen kuşsun! Hiç kuş insana aşık olur mu?

Kırlangıç mahçup olmuş. Başını önüne eğmiş. Ama pes etmemiş, bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş, gülümseyerek bir kez daha şansını denemiş:

- Adam, adam! Hadi aç artık şu pencereni. Al beni içeri! Ben sana dost olurum. Hiç canını sıkmam.

Adam kararlı, adam ısrarlı:

- Yok, yok ben seni içeri alamam demiş. Biraz da kabaymış, lafı kısa kesmiş:

- İşim gücüm var, git başımdan!

Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine gelmiş:

- Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri. Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım. Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım. Pişman olmazsın, seni eğlendiririm. Birlikte yemek yeriz, bak hem sen de yalnızsın! Yalnızlığını paylaşırım... demiş.

Bazıları, gerçekleri duymayı sevmezmiş. Adam bu yalnızlık meselesine içerlemiş. Pek bir sinirlenmış.

- Ben yalnızlığımdan memnunum demiş.. Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş. Düpedüz kovmuş. Kırlangıç, son denemesinden de basarısızlıkla çıkınca, başını önüne eğmiş, çekip gitmiş.

Yine aradan zaman geçmiş. Adam, önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf etmiş:

- Hay benim akılsız başım demiş.

- Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma, keyifli vakit geçirirdik birlikte.

Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş. Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş:

- Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir. Ben de onu içeri alır, mutlu bir hayat sürerim.

Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş. Gözü yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş. Ama... Onun ki hiç görünmemış!

Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna. Kırlangıç yokmuş!

Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış. Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.

Olanları anlatmış. Bilge kışi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:

- Kırlangıçların ömrü altı aydır...

* * * * *

Hayatta bazı fırsatlar vardır, sadece bir kez elinize geçer ve değerlendiremezseniz uçup gider.

Hayatta bazı insanlar vardır, sadece bir kez karşınıza çıkar, değerini bilemezseniz kaçıp giderler. Ve asla geri gelmezler.
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
hadi aşka gidelim..
« Yanıtla #17 : 10 Mart, 2011, 13:35:12 ÖS »

Herkes kadar yorgunum, herkesten biraz fazla belki; gerçi hepimize büyük geliyor bu yürek yangınları! Sessizleşiyoruz; elimiz, ayağımız bağlanmış, dilimiz konuşmaktan fayda görmeyince susmuş artık.

İyilik ve kötülüğün savaşında ciddi yara alınca beyazlar, siyah güç kazanıyor. Bu oyun bitmek üzere, kendine yeniliyor insan.

Görerek ve bilerek kadar katlanmaktan daha zor ne olabilir? Göz göre göre, dil yana yana yaşamak ne büyük eziyet!

Her yanımız savaş, kan, gözyaşı, acı, açlık ve sefalet… Buna rağmen gülümsüyor insan, başka yolu yok! Karda açan çiçek gibi, bir dağın tepesinde kendince yaşayan, boy vermiş bir fidan gibi, her türlü kargaşanın ortasında bir güzellik yaratıyor insanoğlu… Yaratmalı!

Başka türlü nasıl direnebiliriz ki? Bunca sıkıntıya nasıl dayanabiliriz? Elimizde kaç beyaz kaldı? Aşk, dostluk ve aile… İşte bunları kurtarmak gerekiyor siyaha dönmeden ya da sadece bunlara sahip çıkabilmek için savaşmalı!

Bu dünyayı sadece sevgi kurtarabilir. Sadece sevgi, bir insana insan olduğunu hatırlatır. Sevmek zorundayız birbirimizi; başka silahımız da, tutunacak dalımız da, umudumuz da yok!

Maskeleri düştükçe tüm çıplaklığıyla gördüğümüz yüzlere rağmen, hala sevilmeyi hak edenler olduğu inancını taşımalıyız.

Hepimiz başka yanlardan, başka yerlerden yara alıyoruz biliyorum. Her vurgun biraz daha sarsıyor gücümüzü. İnancımızı kaybediyoruz her şeye ve herkese, biliyorum.

Ancak vakit hiç durmadan direnme vakti! Bizi yok etmeye çalışan kötülüğe rağmen, sevmeye devam etmeliyiz. Ailemizi, dostlarımızı, aşkı, yabancıları, tanımadıklarımızı, şimdi daha çok sevmeliyiz. Dünyayı kurtaracak en önemli silah kalbimiz, hadi kalkın dostlar aşka gidelim!….
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Hayatin rengi
« Yanıtla #18 : 11 Mart, 2011, 16:24:06 ÖS »

Kim belirleyebilir tum yasananlarin rengini?Koca bir kaosun hukum surdugu bir bataklikta,gulmek kolay midir acaba?Insan olmak bu kadar mi zor? Ve nefreti gostermek sanki ondan da guc.Hic bir dusman secmiyor kinini sergilemeyi;gercek yuz gostermek beyaz bayragi savurmak mi demek,her maskesiz gosterilen yuz bir o kadar guzel,bir o kadar gucsuz kotulugun karsisinda.Hangi havlayan kopek acitti canini,o yuzden yuzune gulenden kork!Butun sakin sular derindir,derin acilan yaralar ise mehlemsiz.Insani sadece sevdiklerini vurur digerleri diye bisey yoktur.
Dun ve bu gun arasi yasadigin hayat onu tanimana yeterli mi?Herkezin hayati kesili,kisaliyor her gecen dakikada.Ne kadar yasamali ve nasil?Kim gorebilir siyah-beyaz hayatin asil rengini?Belkide hayat renklerin cumbusunde kaybolup,her duygudan tatmak demek.Ama hangisi bizim?Bize geceyi getiren karanligin siyahi mi,sabahlarin habercisi bir beyaz,kucuk bir tebessum kirmizi,sonbahar sarisi mi?Tum bu renklerin icinde birde insan var renksiz diye adlandirdigi.Kendi rengini belirleyemez insan,bunu basarmis olsaydi herhalde digerlerini de tanirdi.

Aslinda insan hic gecmise ve gelecege takili kalmamali.Butun dakikalarini kendisi boyamali,yuzbinlerce renge.Bilmiyorum,insan biraz unutkan olmali,fazla guvenmemeli,inanmamali,sevmeli ama dengeli.Zira guvenmek aldatilmaya,asiri sevgi tapmaya goturur,tapmak secenek yok demektir,secenek yoksa buyuk ir riske girmissindir,ama buna degmez.Hayat riskler icin cok dar,zaman kisaliyor.YAGAN YAGMUR UZERINDE YURUDUGUM KOPRUNUN TAHTALARINI CURUTUYOR HER AN DUSEBILIRIM!
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #19 : 18 Mart, 2011, 13:30:26 ÖS »

Son nefesimde elimi sen tutacaksın,
Son sözlerimi bir sen duyacaksın.
Meleklerin sözü var...



...gelmez misin...
yokluğunda yandığım..!
dayanmak güç sensizliğe..
« Son Düzenleme: 18 Mart, 2011, 13:58:44 ÖS Gönderen: dilgüşa » Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 27363



Üyelik Bilgileri Site
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #20 : 18 Mart, 2011, 14:36:27 ÖS »

..kalbimi tanıyamıyorum
  bin bir parça
  tesellisi olmayan dertler edinmiş
  durmak bilmeyen bir koşuda......................m.kaya/2011
   
Kayıtlı
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #21 : 22 Mart, 2011, 15:42:44 ÖS »

Bugün elde var 1 gibiyim..Bişeyler fazla geliyor..Boğazım düğümleniyor bi kördüğüm gibi..Nefes alamıyorum ama yaşıyorum..Nasıl mı? Birde bana sor..
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 27363



Üyelik Bilgileri Site
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #22 : 22 Mart, 2011, 16:20:01 ÖS »

..hava mı soğuktu ben mi üşüyordum
   hayatımda sen mi vardın yoksa kimsesiz miydim
   akşam oldu her akşam gibi sokaklar kaldı bana
   sabahı bulmayan gecelere düştüm sırdaş kaldırımlara ............m.kaya/2011
Kayıtlı
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #23 : 22 Mart, 2011, 16:45:01 ÖS »

Sesimi duy çığlıklarımı duy isterdim
Kalbindeki maviliğinde boğulurken..
Sen yoktun oysa..
Sonra sordum kendime
Kahreden o gerçeği bana o mi yaşattın?
İnanmadım..İnanamadım..
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 27363



Üyelik Bilgileri Site
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #24 : 23 Mart, 2011, 08:21:14 ÖÖ »

..aşkı düşlediğim bahar gecikti sen geciktin
   kimsesizliğimden gülmedi yüzüme çiçekler bile
   tutunduğum tek şey kırık dökük eşyalarım dı sadece
   geri tepen umutlarımı yazıyorum sararmış sahifelere................m.kaya/2011
   
Kayıtlı
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #25 : 28 Nisan, 2011, 14:32:28 ÖS »

AH BE YAR ....GÖNLÜNDE KİM VAR?...KAHBE YAR ...AKLINDA KİM VAR??
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 27363



Üyelik Bilgileri Site
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #26 : 28 Nisan, 2011, 14:55:11 ÖS »

dudaklarımı ısırtan sensizlik
hüzün ateşi
ay ışığı gözlerin vardı
gittin bana ışıksızlık
ve yağmur kokulumdun
elimde bir fotoğraf sana hapsoldum.............28.04.2011/m.kaya
Kayıtlı
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #27 : 28 Nisan, 2011, 16:29:31 ÖS »

Onu kendinden çok sevmeyeceksin!
İşte o zaman gidecek cesareti bulamaz kendinde..
yazdığım ..gerçekliğine inandığım en doğru dizeler...
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
dilgüşa
kıta
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2341


DİLGÜŞA


Üyelik Bilgileri
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #28 : 05 Mayıs, 2011, 15:14:33 ÖS »

Ölesiye korkarım ben yanlış anlaşılmaktan… Diyebilirim ki hiç kimsenin başına gelmesini istemeyeceği herkesçe malum büyük felaketler dışında, dünyada en korktuğum şeylerin başında gelir yanlış anlaşılmak. Çünkü bu, bir tür iftiraya uğramak gibi acı, incitici ve yaralayıcı gelir bana...
Kayıtlı

AYRILIK GİDENİN CESARETİ,
KALANIN SABRI İLE ÖLÇÜLÜR.
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 27363



Üyelik Bilgileri Site
Ynt: Cam Kırıkları
« Yanıtla #29 : 06 Mayıs, 2011, 13:45:07 ÖS »

..fitne , katilden beterdir diye meşhur deyim vardır ..yani yalanın-iftiranın oluşturduğu kaos kargaşa ölümden beter yapar insanı ve toplumları ..
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 9 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: