Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
20 Ocak, 2020, 16:05:54 ÖS
45338 Mesaj 7073 Konu Gönderen: 592 Üye
Son üye: Umut
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
mustafa kaya  |  Sizden  |  Yazılarınız  |  işte öyle bir şey 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: işte öyle bir şey  (Okunma Sayısı 4419 defa)
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
işte öyle bir şey
« : 28 Ekim, 2015, 07:12:05 ÖÖ »

Nasıl özür dileyeceğimi bilemiyorum. Densizlik ettim, senden af diliyorum. Bazı yaralar hiç kapanmaz, ama sahibinden başkasını da yaralamamalı, bunu bilemedim. Senin varlığını hissetmek dahi bana huzur verir, bir daha varlığımı hisettirip seni üzmeyeceğim. Anılar defterinde kurutulmuş bir gül yaprağı olarak kalmayı...

Sözlerinin sonu gelmemişti, yutkundu, titredi, gözleri nemlendi. Ne yazıp ne yazmayacağına muktedir değildi. Kalemi bıraktı, zihninin demlenmesini, berraklaşmasını beklemeye başladı. Bundan da pek ümitvar değildi.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #1 : 28 Ocak, 2016, 07:07:49 ÖÖ »

Günler ayları aylar yılları sürükleye sürükleye bir faniyi bir yarın kenarına getirmişti. Ya buradan uçacak ya geri dönecek ya da bekleyecekti. Karşıya geçme emri verilmemişti. Bu süre zarfında aşık maşuğunu hiç göremese de içinde yaşatmıştı. Maşuk aşığına bir kere görünse aşık iki kanat takıp yardan uçacaktı.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #2 : 05 Şubat, 2016, 14:56:44 ÖS »

öyle bir kayboldun ki google dahi seni bulamamakta. yıllardır yüzüne hasretim, bir serap dilenirim.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #3 : 21 Şubat, 2016, 07:36:02 ÖÖ »

Buluşma mekanımız olan türül türül kağıt mürekkep aşk kokan kütüphanemizi düzenlemişler. Sanırım uzun zamandır devamsızlık yaptığından senle ilgili ne var ne yok hep arşive koymuşlar. Aradım taradım birer nüsha aldım. Zaman denen değirmen öğütmedik bir şey bırakmayacak. Müsaade etmemeliyiz.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #4 : 22 Mart, 2016, 07:22:29 ÖÖ »

Gündüz geceyi yere çaldı, bir altı ay benim hükmüm geçerlidir dedi. Ömrün gündüzleriyle geceleri de benzer bir mücadele içinde. ak kara, gündüz gece, iyi kötü... Ya kendi içerimizdeki zıtlıkların mücadelesine ne demeli? Gönül akıl, durağanlık hareketlilik, mutluluk mutsuzluk ... Kendi seçimlerimiz neticesinde zıddın birine boyun eğiyoruz. Şu Nevruz gününde ömrümüz gündüz olsun.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #5 : 07 Nisan, 2016, 06:59:14 ÖÖ »

El, kalem kağıt tutmazsa avlayamaz güzellikleri. Uzun zamandır elim kalem kağıt tutmuyor, zannedersem bana küstüler hep. Sözcükler cümlenin neresinde duracağını karıştırır oldu. Birbirleriyle görüyorum bazen münakaşalarını. Bu üzerimde biriken kiri pası temzilemeliyim ki sanat vadisinde yol alabileyim. Zihnimin karışıklığı aksetmesin satırlarıma, istemekle olmuyor lakin, icraat gerek.

Neyi anlatmalı diye bir soru var, cevalayacağım ilk sual belki de. Neyi anlatmalı? Sevgiliyi bir kuyuya benzetip içine mi düşmeli, yoksa sevgilinin çölünde kaybolmalı mı, ya da ne bileyim sevgilinin okyanusunda bir damla mı olmalı? Önce aşkı anlatmalı, maşuğu övmeli.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #6 : 14 Nisan, 2016, 06:38:10 ÖÖ »

Zirveler vardır bir de en zirveler. Forum siteleri de beş altı yıl öncesi zirvelerini artık diplere bırakmış durumda. İnsanlar yazıdan hoşlanmıyor, bilhassa uzun yazılardan. Video, resim, müzik daha eğlenceli ve pratik insanlar için, hatta bunların kısası da çok tutuluyor. İnsanlar yaşamı hap olarak algılıyor. Bilgi, yaşam, sohbet, oyun vs. kısa, basit olsun istiyorlar. Acaba insan gerçeğinden hareketle bu isteklerinde haklı mıdırlar?
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #7 : 21 Nisan, 2016, 21:58:15 ÖS »

Güllerim güneşe hasret yıllardır. Gün ayrılığı kalp güllerime hüzün yaşatmakta. Ah güllerim köşecikte bekleyip dururlar ola ki güneş gülümseyiverir diye. Bu sükutları dağdaki kayayı eritir de kendileri buz gibidir. Güllerim görürler mi güneşlerini bilmem, daha doğrusu görmeleri mi bu aşka can verir görmemeleri mi bunu da bilmem. Ne biliyorsan konuş der gibi bakıyor kalem kağıt, haklısınız ama ben bir şey bilmiyorum. Görmüyor musunuz bağlaçsız, bağımsız cümle kuramaz oldum. Ben hayata teslim oldum.

Özgürlük için ölürüm diyen dilim şimdilerde bir cellat tarafından kesilmeyi beklemektedir. Özgürlük gibi kutsal bir duygunun kalbinden çıkıp gitmesiyle anlamsız bir hal almıştır. Anlamsızlık da anlam aramak da fuzuli bir uğraştır. Ali Şeriati'leri okuyup da içinde yaşatamayan bu ruh nedir ki?

Kendini acımasızca yargılıyordu, haklı tarafları vardı elbet ama gerçeğe boyun eğip kabullenmekten başka bir çare düşünülebiilir miydi? Özgürler hep az esirler hep çok olmuştur. Çokluğun doğruluğuna inanan bir toplumun meyvesi olan bizler nasıl anlayabilirdik ki özgürlüğü. Güneşi görmeyen birine ampül nasıl ki nur gelir bizimki de o misal.

Aşkın nuru aydınlatmadan dinmeyecek bu inleyişlerim. Korkuların oy kullandığı bir seçimde nasıl bir tat, adalet, heyecan, mutluluk olabilir ki?
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #8 : 29 Nisan, 2016, 05:58:43 ÖÖ »

İçine kendi irademle girdiğim kuyumsun ve bir daha çıkamadığım. Yusuf'u zorla attılar ve o kuyudan çıkarıldı. Benimki öylece değil. Sen benim kuyumdan, köyüm oldun, memleketim oldun, vatanım  oldun. Nereye gidebilirim ki? Maddeler ayrı olsa da manada aynıyım, görünüşteki bu ayrılık aşk ateşinin harını çoğaltıyor.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #9 : 05 Mayıs, 2016, 10:45:47 ÖÖ »

Bulutlu, hafif çiseleyen bir güne merhaba. Dünya telaşesi yoruyor hem bedenimi hem ruhumu. Özgürleşemiyorum. Ümitsiz değilim, hüzünlüyüm; mutsuz değilim, tatsızım; hasta değilim, kırgınım; tükenmiş değilim, tutunamıyorum... Bu gel gitlerin pençesinde can havliyle mücadele ediyorum felaha erebilmek için.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #10 : 16 Mayıs, 2016, 21:22:44 ÖS »

Adnan YÜCEL - ACININ RENGİ

..ey acılara tat veren güzellik
Yüreğimize hoşgeldin
Geldin de
Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi
Artık ister dolu yağsın ömrümüze
İsterse kar
Biz ki bildikten sonra sevmeyi
Bütün sabahlar
Acı renginde olsa ne çıkar.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #11 : 16 Mayıs, 2016, 22:56:38 ÖS »

doğum günün kutlu olsun
cisimler ayrı olsa da gönüller bir olsun
ömrün neşeyle mutlulukla dolsun
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #12 : 16 Mayıs, 2016, 23:09:42 ÖS »

saat gece yarısını bir geçerken parmaklarım klavyeye dokunmaya başladı. ne yazayım diye düşünmeden insan olmanın şartları geldi aklıma: akıl, acı, seçim. öyle bir sistem kurulmuş ki insan seçimleriyle ahlak sahibi oluyor, bir seçim yapabilmesi için de akla ihtiyaç duyuyor, acılar da insanı kütüklükten mobilyaya dönüştürüyor vicdan sahibi yapıyor. amacım vazetmek değil, kendimi bu sistemin içine koymaya ve anlamlandırmaya çalışıyorum. akıllıyım sanıyorum ancak ömrümde yaptığım hataların haddi hesabı kayıp, acı çekiyorum diye düşünüyorum anak etrafıma bakınca benim çektiklerim çok az geliyor, seçimlerimde iyiden yana olayım diyorum ancak zora düştüm mü kıvırtıveriyorum. demek ki "insan" olma yolunda çok çabalamam gerek.

düşüncelerini açık seçik ifade etmeye çalışıyordu. anlatacak kimsesi olmayınca kalem kağıtla dostluğuna sımsıkı sarılıyordu. bir de satırlarının okunmasını diliyordu, özellikle sahibine ulaşmasını satırlarının. üzülüyordu, acı çekiyordu, suskunlaşmıştı, hayatın özneliğinden nesneliğine doğru hızla ilerliyordu, bu gidiş keendisini korkutsa da "Hira"ya ulaşacağım ümidini taşıyordu.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #13 : 16 Mayıs, 2016, 23:12:26 ÖS »

burada yanıbaşında olduğunu hissediyordu. kendi yazdığı şiiri okuyordu şimdi. öyle ümit ediyordu. unutmamıştı besbelli. hatırlanacağını biliyordu. gelmişti. yürek pır pır edip gözler ışıldamıştı.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
ehl-i dil
harf
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 62


pervane olan kendini gizler mi alevden


Üyelik Bilgileri
Ynt: işte öyle bir şey
« Yanıtla #14 : 16 Mayıs, 2016, 23:23:02 ÖS »

korkuları aklına gelmişti, yazmasa olmazdı.

Bizler ideallerimizin peşinden gidemeyen, toplumun bizlere biçtiği rolleri oynayan kukla karakterler miyiz yoksa özgür bir ruha sahip olup hayatımızı kendi ellerimizle yontan bir sanatkar mıyız? Genelimiz tutsak ruhlarız, çünkü özgür olmak için kendimize korkusuz kanatlar takmamız gerek. Korkular kanatlarımızı kırdığı için bir türlü uçamıyoruz. Oysa korku denen illeti sonradan öğrendik.
Kayıtlı

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: