Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
21 Şubat, 2020, 14:26:00 ÖS
45382 Mesaj 7081 Konu Gönderen: 592 Üye
Son üye: Umut
Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
mustafa kaya  |  Yazılarım  |  Güncel  |  MUSİBETLER KARŞISINDA 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: MUSİBETLER KARŞISINDA  (Okunma Sayısı 24 defa)
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26944



Üyelik Bilgileri Site
MUSİBETLER KARŞISINDA
« : 08 Şubat, 2020, 12:07:02 ÖS »

MUSİBETLER KARŞISINDA DURUŞUMUZ :

(Hud /7)

وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَاءِ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا ۗ وَلَئِنْ قُلْتَ إِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ

Gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Allah’tır. Bunu, sizi zorlu bir imtihandan geçirmek ve hanginizin daha iyi davranacağını belirlemek için yapmıştır. O sırada yönetim merkezi (arşı) suyun üstündeydi. Onlara: “Öldükten sonra tekrar dirileceksiniz” desen ayetleri görmezlikten gelenler, hemen cevabı yapıştırır ve “Bu açıkça bizi büyüleme çabasından başka bir şey değil” derler.

NOT : yerleri ve gökleri tüm kainatı yaratan Rabb'imiz Allah , yaratmasının sebebi olarak biz insanları çetin bir imtihandan geçireceği bilgisini kabul edelim , yaratılan her canlı şeyde su mevcuttur , hayatı sudan yarattı denmesinden maksat da budur , hayat ve kainat bir ölçüye göre yaratılmış her hususta bir denge vardır , YERYÜZÜNDE SAKLI DOĞA YASALARI ALLAH'IN VAR ETTİĞİ YASALARDIR , müslüman insan , bu yasaları aklı ve zekası ile araştırıp bulacak , böylece din ve bilim ikiz kardeşlerdir , dağlar,ovalar,yer,gök,güneş ,galaksiler hepsi Allah'ın ayetleridir kainata yerleştirdiği ölçülerdir ,bu düzenli hayatın düzenini bozan elbette bazı konular olacak , işte bunlar imtihan merkezli hayatın işaretleridir , insan fıtrat üzere yaşamadığı zaman hastalık ve arızalar türemeye başlar , başa gelen her ne ise insanın kendi yaptıkları yüzündedir , çünkü Allah , öyle şerefli bir varlık olarak insanı yaratmıştır ki ,eğer insan temiz meşru helal uygun yaşarlarsa hastalıklar bile başa gelmez , zorluk iki kolaylık arasındadır insan bunu bilecek ve sabredecek , ve imtihan tamamlanmadan da yardım gelmeyecektir , aşağıdaki ayetler dikkatle okunduğunda , eğer insan dosdoğru tertemiz yasalara uygun yer içer yatar kalkar çalışır çaba gayret gösterirse doğanın depremlerinden de musibetlerinden de daha az can mal kaybı ile korunmak mümkün olacaktır, mesela yağmur rahmettir, ama insan evini ve yerleşim alanı olarak dere yatağına yaparsa , suyun hemen kenarında binalar dikerse , akarsuyun yaşam alanını işgal eden insandan doğa , hakkını almasını bilir , ayrıca sosyal ilişkilerde de insan bencillik yapar hep bana hep bana şeklinde yaşar , açın tokun fakirin kimsesizin hatırını sormadığında toplumda bunalımlar huzursuzluk ve baş kaldırılar ortaya çıkar , demek ki her şey bir denge bir ölçü ve olması gereken şekilde olmalı ...

(Ankebut /2)
أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا أَنْ يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

Bu insanlar, inandık deyince rahat bırakılacaklarını, sıkıntıya sokulmayacaklarını mı sanıyorlar?

(Ankebut /3)
وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ ۖ فَلَيَعْلَمَنَّ اللَّهُ الَّذِينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِبِينَ

Onlardan öncekilerini de sıkıntılara sokmuştuk. Allah kimlerin samimi olduğunu elbette bilecektir. Kimlerin yalancı olduklarını da bilecektir.

(Rum /41)

ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِي النَّاسِ لِيُذِيقَهُمْ بَعْضَ الَّذِي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

İnsanların, kendi elleriyle yaptıkları şeyler yüzünden karada ve denizde bozulmalar olur. Bu, ettiklerinin bir kısmını bulsunlar diyedir; bakarsın vazgeçerler.

(Bakara /214 )

أَمْ حَسِبْتُمْ أَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ ۖ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَاءُ وَالضَّرَّاءُ وَزُلْزِلُوا حَتَّىٰ يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ مَتَىٰ نَصْرُ اللَّهِ ۗ أَلَا إِنَّ نَصْرَ اللَّهِ قَرِيبٌ

Öncekilerin başlarına gelenlerin bir benzeri sizin başınıza da gelmeden, Cennet’e girebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Baskılar ve zorluklar onları öyle sarmış, öylesine sarsılmışlardı ki Allah’ın elçisi ve beraberindeki müminler “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek hale gelmişlerdi. Bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.

(İnşirah /5)
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

Demek ki her güçlüğün yanında bir kolaylık varmış !

(İnşirah /6)
إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

Unutma ki o güçlüğün yanında bir kolaylık daha vardır.

(Al-i İmran /156)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذِينَ كَفَرُوا وَقَالُوا لِإِخْوَانِهِمْ إِذَا ضَرَبُوا فِي الْأَرْضِ أَوْ كَانُوا غُزًّى لَوْ كَانُوا عِنْدَنَا مَا مَاتُوا وَمَا قُتِلُوا لِيَجْعَلَ اللَّهُ ذَٰلِكَ حَسْرَةً فِي قُلُوبِهِمْ ۗ وَاللَّهُ يُحْيِي وَيُمِيتُ ۗ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Ey iman edenler ! Âyetleri görmezlikten gelenler (kâfirler) gibi olmayın. Onlar, yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için "Yanımızda olsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi." derler. Bu, Allah’ın yüreklerinde acı oluşturması içindir. Yaşatan da öldüren de Allah'tır. Allah, yaptığınız her şeyi görür.

(Al-i İmran /157)

وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللَّهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz Allah’ın bağışlaması ve iyiliği, biriktirebileceğiniz
  • her şeyden hayırlı olur.

(Al-i İmran 3/158)
وَلَئِنْ مُتُّمْ أَوْ قُتِلْتُمْ لَإِلَى اللَّهِ تُحْشَرُونَ
Ölseniz de öldürülseniz de toplanacağınız yer, Allah’ın huzurudur.

(Nur /43)

أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُزْجِي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهِ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَاءِ مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَاءُ ۖ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ

Hiç görmedin mi Allah, bulutları sürüklüyor, sonra bir birine kaynaştırıyor; sonra yığın haline getiriyor. Sonra arasından yağmur çıktığını görürsün. Gökteki dağdan (dağ gibi buluttan) dolu indirip uygun gördüğü kimselerin tepesine yağdırıyor. Kimilerinden de onu uzak tutmayı tercih ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı gözleri çıkaracak gibidir.

(Fecr 89/15)
فَأَمَّا الْإِنْسَانُ إِذَا مَا ابْتَلَاهُ رَبُّهُ فَأَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَكْرَمَنِ

İnsan bu! Rabbi (Sahibi) onu yıpratıcı bir imtihana sokar, ikram eder ve nimet verirse "Rabbim bunları bana verdi, bana!" der.

(Fecr 89/16)
وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ

Yıpratıcı imtihana bir başka şekilde sokar, bu defa da rızkını daraltırsa “Rabbim beni rezil etti!” der.

(Fecr 89/17)
كَلَّا ۖ بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ
Hayır, öyle bir şey olmaz! Siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.

(Fecr 89/18)
وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ

Çaresiz birini doyurmak için birbirinizi özendirmiyorsunuz.

(Fecr 89/19)
وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكْلًا لَمًّا

Hakkınız mı değil mi diye bakmadan mirası yiyorsunuz.

(Fecr 89/20)
وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبًّا جَمًّا
Malı da çok seviyorsunuz !

(Yunus /11)

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللَّهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ ۖ فَنَذَرُ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

''..eğer Allah, insanlara hayrı verdiği çabuklukta şerri de verseydi onların sonları gelirdi. Bize kavuşmayı ummayanları kendi azgınlıkları içinde bırakırız, bocalar dururlar..''

(Zümer /27)
وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِي هَٰذَا الْقُرْآنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Biz bu Kur’an’da insanlar için her konuyu örnekledik ki akıllarını başlarına toplasınlar.

NOT : başımıza gelen musibetler öncesi eğer biz kur'an'da israrla uyarıldığımız ve örnekleri verilen olayları doğru kavrayabilseydik ağır acılar şiddetli kayıpları daha az görür veya korunurduk , doğru insan temiz insan olmayı Rabb'ini tanıyan iman eden güzel insanlardan olsaydık , deniz kumu ile inşaatlar yapmaz ince demirler kullanmaz , aç olan komşumuzu kollar , zenginlik ve mal mülk içinde iken gereğini yapardık , malı serveti çok sevmek yerine doğru yaşamaya özen gösterirdik , temiz helal gıdalar yemeye dikkat eder hastalıkların virüs ve mikropların kaynağı olabilecek taşkınlıklar yapmaktan uzak olurduk ..

08.02.2020
mustafa kaya
Kayıtlı
mustafakaya
Yönetici
şiir
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26944



Üyelik Bilgileri Site
Ynt: MUSİBETLER KARŞISINDA
« Yanıtla #1 : 09 Şubat, 2020, 10:20:43 ÖÖ »

TEMİZ İNSAN KALMAK

(Nisa 4/31)

إِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَرِيمًا

''...size konan yasakların büyüklerinden kaçınırsanız kabahatlerinizi örter, sizi şerefli bir yere yerleştiririz...''

NOT : Allah'ın Elçisi (ona dua ve selâm olsun) konu ile ilgili olarak şunları söylemiştir:

“Felâkete sürükleyen yedi şeyden sakınınız.

- Ey Allah'ın Elçisi nelerdir onlar?

- Allah’a ortak koşmak, sihir, haklı sebeple olması bir yana Allah’ın dokunulmaz kıldığı bir canı öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana toplu hücum yapılacağı sırada savaştan kaçmak ve kötü yolla ilgisi olmayan namuslu mümin kadınlara zina iftirasında bulunmaktır.” (Buhârî, vesâyâ, 23; Müslim, İman 145)

Bunlara ilave olarak Kur’an’da içki, kumar, fuhuş çeşitleri ve eşcinsellik, Allah hakkında bilmediği şeyi söylemek, Allah’ın ayetlerini tahrif etmek, malların paranın ve insanların serbest dolaşımına engel olacak her türlü terör ve düzen bozucu faaliyet (zorbalık) büyük günahlar olarak tek tek belirtilmiştir.

04.02.2020

(Al-i İmran /12)
قُلْ لِلَّذِينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ ۚ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

''..İnkar edenlere de ki: “ ..siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız..orası ne fena yataktır ! ”

(Al-i İmran 3/19)

إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ الْإِسْلَامُ ۗ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ ۗ وَمَنْ يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللَّهِ فَإِنَّ اللَّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ

''..şüphesiz Allah katında din İslam’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir..''

Al-i İmran 3/91)

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ أَحَدِهِمْ مِلْءُ الْأَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدَىٰ بِهِ ۗ أُولَٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرِينَ

''...şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur...''

(Tevbe /23)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا آبَاءَكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاءَ إِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْإِيمَانِ ۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

''..'ey iman edenler enler ! ayeti görmezlikten gelmeyi (kafirliği), inanıp güvenmeye (imana) tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile yakın dost (veli) edinmeyin. Kim onları dost edinirse, onlar kendilerine yazık etmiş olurlar...''

(Maide /55)

إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ وَالَّذِينَ آمَنُوا الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُمْ رَاكِعُونَ

''..sizin yakın dostunuz (veliniz) sadece Allah ve Elçisidir; bir de namazını tam kılan ve saygıyla zekatını veren müminlerdir.::''

(İbrahim 14/46)
وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللَّهِ مَكْرُهُمْ وَإِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ
Onlar, kurdukları oyunlarını oynadılar. Oyunları, Allah’ın denetimindedir; isterse oyunları dağları yerlerinden kaldırmak için olsun.
(İbrahim 14/47)
فَلَا تَحْسَبَنَّ اللَّهَ مُخْلِفَ وَعْدِهِ رُسُلَهُ ۗ إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ ذُو انْتِقَامٍ
Sakın Allah’ın elçilerine verdiği sözden cayacağını sanma. Allah üstündür, hak edildiği kadar ceza verir.

(Rum 30/41)

ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِي النَّاسِ لِيُذِيقَهُمْ بَعْضَ الَّذِي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

''..İnsanların kendi ellerinin (irade ve ihtiyarlarıyla) yaptıkları işler (günahlar) yüzünden, karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır..böylece,(kötülükten) dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor...''

03.02.2020


Kayıtlı
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: